03.02.2014
4.50 / 16 oy

Psikoterapi Nedir?

Zamanımızda ruhsal olgular üzerinden hastalıkların tedavisine psikoterapi denir. Psikoterapinin tedavi alanına giren hastalıklar da, gene ruhsal yoldan meydana gelmişlerdir, ya da organik hastalıkların ruhsal belirtilerini taşırlar (psikozlar, angina pectoris’te görülen korkular gibi.) Ancak bugün için psikoterapinin en geniş ve en önemli alanı çeşitli biçimdeki nevrozlardır. 150 yıl kadar önce psikoterapi denince, sadece o sırada tedavi amacı ile kullanılan hipnoz akla geliyordu. Hipnotize etmeye karşı özellikle psikanaliz alanında mücadele edilmiş olmakla birlikte faydasından asla şüphe edilmemiştir. Psikoterapi, bugün için daha çok psikolojinin ve psikopatolojinin sonuçlarına dayanan pratik (çoğu zaman da tabii) bir etkinliktir. Ancak psikoterapik işlerin bir kısmı da eğitimcilere düşer.

psikoloji

Psikoterapi, psikoterapistin hastadaki bozuk ruhsal fonksiyonların üzerinde iyi ve tedavi edici bir etkide bulunmasından, böylece hastalık hallerini tamamen ortadan kaldırmasından veya hastanın hiç olmazsa çalışabilecek ve topluma uyabilecek duruma getirilmesinden ibarettir. Psikoterapistin etkisi hastanın tüm kişiliğine ve ikinci derecede de bozuk fonksiyonlara ve hastalık belirtilerine yönelmiştir. Kişi ile tedavici arasındaki bu ilişki, hastanın kendisine güvenmesini gerektirir. Psikoterapinin bütün metotları bu önemli ilişkiye dayanır. Psikoterapi yalnızca belirtilerin ortadan kalkmasını ve iyileşmesini sağlamakla kalmaz, gerektiği zaman hastanın yaşayışında çevreye ve bazı sorunlara karşı bir davranış değişikliği meydana getirir. O halde psikoterapi, henüz yoğrulabilecek durumda ise, hastanın yapısına yeniden biçim vermeye çalışır. Bu son nokta ile ilgili olarak hastanın gençliği söz konusu olur ve psikoterapinin pedagojideki önemini anlatır.

Psikoterapi Yöntemleri Nelerdir?

1) Psikopat-harsis metodu: Hasta sert yaşantılar karşısında etkilenme dinamizmini geri iterse, karşı tepkiler meydana getirme yolu ile nörotik rahatsızlıkları kısa zamanda ortadan kaldırmak mümkündür. Ruhsal bakımdan çok ilkel yapıda Olunan hastalar yarı uyanık bir durumda (ayni zamanda hipnozda veya yarım narkuxlia) yaşantıların anlatılması yolu ile birçok kez ayni tepkileri gösterirler.

2) Telkin ve hipnoz metodu: Telkinin birçok hastalık belirtilerini giderdiği anlaşılmıştır. Bu konuda uyanık durumdaki telkin büyük bir rol oynar. Telkin sırasında nörotik tepki bozuklukları dikkate alınır. Ayni şey hastanın kendi kendine telkinde bulunması ile de olur.

Hasta üzerinde telkinin en çok etkili olduğu durum, ipnotize edilme halinde meydana gelir. Son zamanlarda psikoterapide ipnotizmanın önemi yeniden artmıştır. Terapik ipnotizmanın başarılı ve etkili olabilmesi için hastanın da buna etkin olarak katılması gereklidir.

3) Analiz metodu : Breuer ile Freud adlı bilginler bilinç altına itilmiş yaşantıları ipnotize halinden sonra tekrar bilince çıkarıyor ve nörotik hastalık belirtilerinin ortadan kalkmasına bu yoldan çalışıyorlardı. Freud, ipnotizmaya başvurmadan rüya analizi yapmayı başardı; ama daha sonra da serbestçe hatırlama yolu ile hastayı bilinç altına itilmiş yaşantılardan kurtarmayı başardı. Freudun psikanalizi son yıllarda biraz değişikliklere ıığrıyarak genel bir analiz halinde psikoterapiye girdi. Daha sonra da iyice işlendi ve sistematik ruhsal tedavi metodu olarak iyice yerini aldı, Kişilik analizi daha çok sentetik biçimdedir. Bu analiz, kişiye, kişinin hayat ve yaşamanın anlamı konusundaki sorumluluğa kadar iner.

4) Son yıllarda, özellikle ruhsal tıkanmaların, uyku rahatsızlıklarının, organik nevrozların ve daha çok sinir sistemi üzerinde etkili olan rahatsızlıkların tedavisinde otojen eğitim metodu büyük önem kazanmıştır. Bu metod, iradenin etkisinden kaçan sinir sistemini, özellikle hayatı devam ettiren özerk organlarla (kalp, kan dolaşımı, sindirim, soluk alma v.b.) ilgi sinirleri özel alıştırmalarla kısmen kontrol altına almaya dayanır. Bu sistematik alıştırmaların temel ilkesi, bir çeşit kendi kendini ipnotize etmektir. Bu ipnotizma, insanın kendi kendini gevşetmesi, örneğin kasları ağırlaştırarak gevşetme (organların ağırlaşması), ısı alıştırması (bedenin belli bir bölgesinde ısı duyma yolu ile kan damarlarını gevşetme) yolu ile meydana gelir. Kalbin çalışmasını ve soluk almayı düzenleyen başka alıştırmalar yapılır, karındaki organların etkilenmesine çalışılır. Bu temrinlere alışma 1 - 2 haftalık dönemler halinde adım adım yürütülür. Hasta, kısa zamanda derin bir gevşemeye irade çerçevesinde götüren durumu almayı birkaç ay içinde öğrenir, böylece ruhsal bir gevşekliğe ve dinlenmeye kavuşur. Bu işi yaptıracak olan her şeyden önce eğitimcidir ve eğitimcinin yukarıda işaret edilen sorunları derinliğine bilmesi gerekir. Ancak patolojik belirtilerin ortaya çıktığını görünce hekimin ya da psikoterapi uzmanının yardımını ister. Psikoterapi zamanımızda çok gelişmiştir. Özellikle Birleşik Amerika’da yaygındır. Bu alanda yapılan sürekli araştırmaları yansıtan çok sayıda periyodik yayınlara da rastlanır.

Psikoterapi Nedir?
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 2057 kez okundu

03.02.2014 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • panpiş
    28.04.2019

    psikoterapinin etkili olabilmesi için psikoterapistin tecrübesinin oldukça önemli olmasının yanında terapiye gelen kişinin de terapiye olan tepkisi, tutumu önemlidir. baştan önyargı ile yaklaşan kişi için ne yapsanız da etkisi olmuyor sizinle arasına duvar ördüyse.

  • Orhan75
    01.06.2015

    ruhsal olgular derken? birimizden biri konuyu bayağı bir yanlış anlamış

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

İnternet sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.