7.1.2014
4.58 / 19 oy

Nevroz Nedir?

Eskiden nevroz deyince, 1900 yılına doğru Amerikalı bilgin Beard'in nevrasteni dediği cinsten bir çeşit sinirsel halsizlik olan sinir hastalığı anlaşılırdı. Zamanımızda ise nevroz, ruhsal ve bedensel hastalık belirtileri gösteren, yalnızca ruhsal nedenlerden ileri gelen kir hastalık olarak kabul edilir. Gösterdiği belirtilere göre bugün de psikolojik ve organik nevrozlardan söz edilir. Başlangıçta yalnızca bazı organların iyi çalışmamasından doğan nevrozlar sonradan organik bozukluklara ve hücrelerde hastalıklı değişmelere götürebilir. Örneğin, organik nevroz olarak sinirsel bir mide ağrısı fonksiyonel rahatsızlıklar olarak (mide sancılanması, yanma ve kusma) ortaya çıkabilir. Daha sonra da bunda bir mide ülseri meydana gelebilir ve bu ülser belki de çok tehlikeli kanamalara kadar gider. Yine bunun gibi önce ruhsal nedenlerden doğan çok şiddetli bir bronş astımı, akciğerin tehlikeli biçimde değişmesine kadar gidebilir.

nevroz

Sigmund Freud, nevrozları belli metodlara göre başarılı şekilde tedavi etmiştir. Kendisinin bu konuda yaptığı yayınlar ve ileri sürdüğü hipotezler başlangıçta büyük tepki ile karşılaşmışsa da sonradan bunların etkili olduğu anlaşılmıştır. Freud'un araştırına sonuçlarının bir kısmı bugünkü psikoterapide esas kabul edildiği için hastalığın meydana gelişi ve tedavisi bakımından psikanalizin görüşlerini burada belirtmek gerekir. Buna göre şiddetli duygusal (bazen cinsel) bir yaşantı kişinin kendinde bulduğu değeri yıkar ve bilinçaltına itilir. Ama bu yaşantı ruhsal dinamizmini yitirmez. Bilinçaltına itilme, maskeli bir hastalık belirtisi olarak her hangi bir fırsatta dışarı çıkar. Psikanalizdeki rüya analizleri yolu ile ya da başka metodlarla bu yaşantıyı hastanın bilincine tekrar çıkarınca, bunun öğrenilmesi belli ölçüde iyileştirici bir sonuç meydana getirir. Bir bedensel organ, doğuştan gelen I bir eksiklik ya da sonradan karşılaşılan bir olay dolayısıyla nevroza eğilimli olabilir. | Nevroz hastalığına uğrayan organın belli bir sembol değeri taşıdığı, örneğin cinsel birleşmeye karşı iğrenmenin bilinçaltına itilmesi ve bunun doğuracağı sonuçların nevroz hallerine götürdüğü kabul edilir. Küçük görülen bir aşk bir kalp nevrozuna sebep olabilir. Duygusal bozukluklar daha çok sinir sisteminde kendini gösterir. Bunlar çok zaman çocukluk çağında başlar, bir yandan daha çok yaradılışın bir sonucu, bir yandan önemli eğitim yanlışlıklarından ve korkulu durumlardan ileri gelerek sonradan kazanılmış olurlar. Altını ıslatma, kekeleme, geceleri korku duyma, mastürbasyon, inatçılık, bazen de yalancılık ve hırsızlık nevroz tepkileri olarak ortaya çıkabilirler. Bu durumda çevrenin sevgi göstermemesine karşı ayni zamanda bir protesto sayılırlar.

Sinirsel durumlar korku nevrozu ve fobi gibi her çeşit korku tepkilerine kadar ilerleyebilir. Nevrozun bu ağır durumları, daha çok psikopatik yapıya dayanırlar. Buna karşılık bazı nevrozlar bilinçsiz iradenin bir amacın güdülmesine yönelmesi sonucudur. Bu anormal yönelmeler sorumluluktun kaçma, hastalığa sığınma biçiminde olabilir. Nevrozun bu son biçimine bugün için daha çok, moral bir yanı da bulunan «histeri» adı verilir. İyi bir eğitimcinin ödevi, psikoterapistlerin de yardımı ile çocuklarda ve gençlerde nevrozları zamanında tanımak, hastalığın daha kötü durumlara kadar gitmesini önlemek ve hastalıklı tepkiler üzerinde vaktinden önce gerekli etkilerde bulunmaktır.

Nevroz Nedir?
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 2380 kez okundu

7.1.2014 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • zenon
    zenon
    11.1.2018

    freud psikoloji alanında ne kadar literatür değişikliğine yol açtı ve bunların ne kadarı bugün halen kabul görüyor bilmiyorum ama somut olmayan bilim dalları için yok koşullarda bu denli katkı sağlamış olmak kesinlikle övgüyü hakkediyor

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz