3.8.2014
4.50 / 6 oy

Sporun Psikolojik Etkileri Nelerdir?

Sporun Psikolojik Etkileri

spor

Egzersiz ile ruh sağlığımız arasındaki bağlantının birden çok açıklaması vardır. İsterseniz buna kuram, teori de diyebilirsiniz ama 'Eğer teori ise henüz tam kanıtlanmamıştır’ diyemezsiniz; çünkü birden çok açıklaması olsa da sonuçtan kimsenin kuşkusu yoktur. Birden çok açıklama oluşunun nedeni, konunun iyi bilinememesinden değil, muhtemelen egzersizin birden çok yolla etkili olmasından kaynaklanmaktadır.

Egzersizin psikolojik etkisi, birkaç bakış açısıyla açıklanmaktadır.

Biyokimyasal Varsayımlar

Endorfin Varsayımı

Egzersiz sırasında beyin endorfin adı verilen bir kimyasal madde salgılar. Adından da anlaşılabileceği gibi doğal nitelikteki bu kimyasal madde, morfine benzer fakat morfin gibi zararlı değildir. Bu nedenle endorfinler, iyi hissettirici kimyasallar olarak adlandırılır ve özellikle emosyonu ve ağrı algılamasını düzenlediği bilinmektedir. Egzersiz yapıldığında beyin damarlarındaki kana endorfinler salgılanır. Bu endorfinler kişinin emosyonel olarak kendini daha iyi hissetmesini sağlar. Başka deyişle kişinin mizacını iyileştirir.

Monoamin Varsayımı

Diğer yandan, monoamin metabolizması yoluyla etkilenme söz konusudur. Hafif veya ılımlı yoğunlukta egzersiz, bedende iyi stres yanıtına yol açar ve ardından beyinde monoamin maddesinin salgılanmasını sağlar. Böyle bir durumda kişinin kendini daha iyi hissetmesi söz konusudur.

Bugün çok iyi biliyoruz ki mizacımız, duygu durumumuz, beynimizdeki nöronal yolaklardaki (pathway) birçok kimyasal maddenin miktarındaki değişmelerle ilgilidir. Eğer beynimizde monoaminler yeterli oranda ve düzeyde değilse, depresyon, anksiyete gibi birçok duygu durumu rahatsızlığı çıkarma riskimiz artmaktadır. Bu durumda kolayca anlayabiliriz ki beyinde monoamin salgılanması, duygu durumumuz üzerinde iyileştirici bir etki yapacaktır. Antidepresan adı verdiğimiz depresyon giderici ilaçların da beyindeki bu tür kimyasal maddenin dengesini düzene sokarak iyileştirdiği kesin olarak bilinmektedir.

Görüldüğü gibi egzersiz, ilacın yaptığını doğal olarak gerçekleştirmektedir. Ancak bunu söylerken bir parantez açmak gerekir. Şöyle bir çıkarıma başvuralım. Sarımsağın tansiyon düşürücü etkisi olduğunu hepimiz biliriz. Öyleyse eğer tansiyonumuz yüksekse, bol sarımsak yemeliyiz. Bol sarımsak yiyoruz diye tansiyon ilacımızdan vazgeçersek başımızın derde gireceğinden kuşku yoktur. Çünkü sarımsağın her ne kadar tansiyon düşürücü etkisi olsa da bu etki sınırlıdır. Tansiyon ilacındaki etkili madde ise kat kat yüksektir. Öyleyse, sarımsak yememiz, tansiyonumuza ancak çok hafif durumlarda etkili olur, gerçek bir tansiyon yüksekliğinde tek başına yeterli olmaz. Yüksek tansiyonumuz varsa ilacımızı almalı, daha iyi sonuç için sarımsak yemeye de devam etmeliyiz.

Egzersiz için de aynı durum geçerlidir.

Termojenik Varsayım

Egzersizin duygu durumumuzu nasıl etkileyebildiğini açıklayan üçüncü varsayım "thermogenic hipotez"dir. Bu bakış açısı, egzersizin vücut sıcaklığını etkilemesi ile ilgilidir. Egzersiz yapan herkes bilir ki egzersiz yapma esnasında vücut ısınmaktadır. Bu nedenle, hepimizce bilindiği gibi kışın soğuk bir havada otobüs bekliyorsak hareketsiz durumda üşürüz ve üşümemize engel olmak için durduğumuz yerde sıçramaya, el kol hareketleri yani egzersiz yapmaya başlar ve böylece ısınmaya çalışırız. Gene bu nedenle yeterli egzersiz yaptığımızda, fazladan üretilen ısı enerjisini atmak için terleriz.

Vücut sıcaklığının artmasının terapötik etkisi eskiden beri, yüzyıllardır bilinmektedir. Soğuk ülkelerde birçok kişi sağlığa yararlı olduğu için saunaya gitmekte ve sonuçta kendini iyi hissetmektedir. Gene bilmekteyiz ki sıcak bir banyo veya sauna ile tüm bedenimiz ısınmakta ve kas gerginliğimiz azalmaktadır. Bu tür gözlemlerimizin yorucu bir günün ardından niçin uzun ve sıcak bir duş, sıcak bir banyo almak istediğimizi kolaylıkla açıklar. Egzersiz de aynı şeyi yapmaktadır. Vücudun ısınma-sıyla kanda pyrogen dediğimiz kimyasallar ortaya çıkar, ardından adalelerin gevşemesi söz konusudur ve kendini iyi hissetme, dinlenme ve rahatlama ile sonuçlanır.

Termogenik açıklamaya göre, egzersiz sırasında beden sıcaklığının yükselmesi, anksiyeteyi iyileştirici ve fiziksel gerginliği azaltıcı bir etkide bulunmaktadır. Fiziksel gerginlikteki azalma, beyin dalgalarındaki, reflekslerdeki ve adale gerginliğindeki değişimleri ölçerek görülebilmektedir. Biliyoruz ki birtakım pasif yöntemlerle de bedenimizi ısıtabilir ve aynen egzersiz yapmada belirlediğimiz değişiklikleri sağlayabiliriz. Sıcak bir duş, hamam ve sauna, benzer etkileri ortaya çıkarır. Çünkü egzersiz bedeni ısıtır, bedenin ısınması ölçülebilir bir gevşeme etkisi ortaya çıkarır. Birçok uzman, anksiyetenin bu yolla azaltıldığını kabul etmektedir. Ancak gene de, sıcak iklimlerde, sıcak yaz günlerinde, anksiyetenin azalması bir yana hatta arttığını düşünürsek, bu varsayımın her zaman geçerli olmadığını da düşünebiliriz.

Psikolojik Varsayımlar

Buraya kadar sözü edilen üç açıklama biyokimyasal temele oturtulmuştur. Gene de egzersizin duygu durumu üzerine olumlu etkileri için biyokimyasal nedenler kadar psikolojik neden ve açıklamalar da olduğu kabul edilmelidir.

Distraction Varsayımı

Bir alternatif açıklama distractrion varsayımıdır. Bu açıklama, tamamen başka ve daha psikolojik bir açıklama getirmektedir. Bu düşünceye göre egzersiz; zihnimizi, endişe verici düşüncelerden ve olaylardan uzaklaştırarak anksiyeteyi azaltmaktadır. Bu görüşe birtakım gözlemler sonucu ulaşılmıştır. Sakin, her zamanki ortamınızdan uzak bir yerde 20-45 dakika dinlenirseniz, kan basıncınızda düşme ve anksiyetenizde azalma ortaya çıkar. Egzersiz de, zihnimizin, anksiyeteye yol açan düşüncelerden ve diğer günlük streslerden uzaklaşmasını sağlar. Bu bile kendimizi daha az anksiyeteli hissetmemiz için yeterlidir. Eğer stresli bir ortamda kalmayı sürdürürsek, anksiyetemiz daha da artacak demektir. Gerçekte bu süreç tam bir kısır döngü oluşturur. Daha anksiyeteli isek daha endişeli oluruz. Daha endişeliysek anksiyetemiz daha da artar.

Egzersizin görevi, işte bu kısır döngüyü bir noktada kırmak olmaktadır. Yürüyorsunuz, joging yapıyorsunuz, etrafınızdaki güzel manzarayı izliyorsunuz, kuş seslerini dinliyorsunuz. Ya da bir jimnastik salonunda kan ter içinde egzersiz yapıyorsunuz, zihniniz, otomatik olarak endişe verici düşüncelerden uzaklaşacaktır çünkü dışarıda bisiklet binerken çevremizle ilgili olacağız veya jimnastik salonunda tamamen zihnimiz jimnastiğe odaklanacaktır. Endişelerden uzak kaldığımızda, anksiyete hislerimiz de azalacaktır.

Sonuç olarak bu bakış açısına göre, egzersiz, bizi sıkıntılı olduğumuz bir durumdan zihnen uzaklaşmamıza neden olmaktadır, sıkıntılı düşüncelerimizde mola vermemize imkân sağlamaktadır. Bu yolla egzersiz, zihnimizi depresyona sokucu veya anksiyete üretici düşüncelerden uzaklaştırabilir. Bizi gerginlik veren durumlardan başka yerlere götürerek en azından geçici olarak, her gün karşılaştığımız sorunlardan uzaklaştırır. Böyle bir psikolojik etkilenme, egzersizin biyokimyasal etkisiyle birleşince ortaya çıkan sonuç, egzersiz yapanın duygu durumunun iyileşmesiyle sonuçlanır. Birçok egzersiz uzmanı bu etkiyi artırmak amacıyla egzersiz sırasında, pek anlamlı olmayan birkaç sözcüğü tekrarlamayı tavsiye etmektedir.

Öz Etkinlik Varsayımı

Egzersizin duygu durumumuzu iyileştirmesi konusundaki son bir açıklama yolu, öz etkinlik (selfefficacy) varsayanıdır. En kolay söyleyişle öz etkinlik; özel bir görevi yerine getirme sonucu kazanılan güvendir. Bu bakış açısı ile, spor yapmak kendimiz hakkında daha iyi düşünmemizi ve kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Harcanan zamana değer faydalı bir iş yaptığımızın farkında olmamız bu duyguyu kazanmamıza yol açmaktadır. Egzersiz yaptıktan sonra kendimizi iyi hissederiz çünkü yararlı bir iş yaptığımızı, zamanımızı boşuna harcamadığımız bir iş yaptığımızı biliriz.

Sağlıklı bir ruhsal yapı için her zaman ihtiyacımız olan, sahip olmamız gereken öz güven desteklenmiş olur ve duygu durumumuzun diğer yönlerine de taşınır; sonuçta bir bütün olarak kendimizi iyi hissederiz.

Özet olarak söylersek, egzersizin duygu durumumuzu nasıl İyileştirdiği konusunda birçok açıklamalar getirilmiştir. Birçok araştırmacı, monoamin, termogenik ve self efficancy teorilerini daha önde görmektedir. Ancak diğer varsayımları dikkate almamak mümkün değildir ve sonuç olarak egzersizin olumlu etkilerinin birçok yollardan olduğu ve bu ayrı yolların birbirini etkilediği ve birbirinin etkisini artırdığı kabul edilmelidir. Düşmanı yok etmek için hücuma geçen bir ordu, tüm gücünü ortaya koyarak, karadan, havadan, varsa deniz yolunu kullanarak hücuma geçer. Karadan geçerken tren, kamyon, jip, bulabildiği bütün taşıtları kullanır, bazı durumlarda aynı zamanda yaya olarak da ilerler. Sonuçta düşmana karşı başarı kazanıldığında, kullanılan hangi yolun en fazla etkin olduğunu tartışmak çok anlamlı olmayabilir. Ordu amaca ulaşmak için her yolu kullanmıştır ve bu yollar birlikte kullanıldığında, tek tek toplamlarından daha fazla etkin olmuştur.

Bir başka türlü ve başka örnek üzerinden düşünürsek, doğada çoğu zaman tek yol yoktur ve doğa tek ata oynamaz, çünkü doğanın temel amacı hayatta kalmak ve nesli sürdürmektir. Bir tohumu etrafa dağıtmada sadece yağmur yeterliyken, doğada rüzgâr, böcek, kuş, birçok yöntem aynı anda kullanılır ve doğa amacına ulaşmış olur. Elbette insan organizması da bu kurala tabidir.

Sonuçta amaçlanan, kişilerin egzersiz yapmanın faydalarının neler olduğunu bilmeleri ve bu bilgiye dayanarak egzersiz yapmaları, hem bedensel hem ruhsal sağlıklarını korumaları ve daha iyi düzeye yükseltmeleridir. Gerisi uzmanların konusudur, onlar araştırırlar, tartışırlar ve bir sonuca ulaşırlar; ancak bu konu işin teorisidir, bizi esas ilgilendiren ise işin pratiğidir. Yaşamlarını güç doğa koşullarında sürdürmek zorunda olan atalarımız, pratik ve pragmatik yöntemlerle yaşamanın, hayatta kalmanın, yaşamı ve nesli sürdürmenin yollarını bulmuşlardır. Bütün bunlar olurken, nasılını, nedenini, niçinini bilmek elbette işin sadece teorisini bilmek değil, aynı zamanda gerekliliğine inanmak için önemlidir.

Görüldüğü gibi, bütün varsayımlar ve açıklamalar mantıklıdır ve ikna edicidir. Bir de bu açıklamaların birlikte işlev gördüğünü düşünelim. O zaman egzersizin ruh sağlığı üzerine iki yönlü olumlu etki yaptığını kolayca kavrayabiliriz.

Madem ki egzersiz anksiyeteyi azaltmakta, ve ruhsal durumumuzu daha iyi düzeye çıkarmakta potansiyel etkiye sahiptir, o zaman hangi egzersizin en etkili olduğu önem kazanmaktadır.

Sporun Psikolojik Etkileri Nelerdir?
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 2425 kez okundu

3.8.2014 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • zaferturan53
    zaferturan53
    20.6.2017

    Kilo verdikçe kişi daha bir motive oluyor ve daha pozitif bir kisilige burunuyor.

  • İbrahim.Ceylan
    İbrahim.Ceylan
    13.2.2016

    spor merkezindeki kızlara bakarak daha da gaza gelmek ve sakatlanarak depresyona girmektir

  • nidax
    nidax
    10.2.2016

    spor insanı depresyondan çıkarır, güzelleştirir, özgüven katar, kısaca daha kaliteli bir hayat yaşamamızı sağlar

  • seref34
    seref34
    2.7.2015

    Benim icin spor sinirlilik halinde saatlerce stat etrafinda rahatlayana kadar Koşmaktir.

  • yayvçuaz
    yayvçuaz
    25.10.2014

    amaç karşınızdakinden fiziken daha üstün olmanız değildir, eğer öyleyse spordan önce psikoloğa gitmeniz gerekir

  • seckin
    seckin
    22.10.2014

    spor insana kesinlikle özgüven sağlıyor, karşınızdakine karşı sahip olduğunuz fiziksel yapı üstünlüğü karşınızdakine de bu üstünlüğü benimsetme imkanı sağlıyor

  • zibidigonzales
    zibidigonzales
    21.10.2014

    vedat'a katılıyorum, spor yapmak bedensel sağlığa ek olarak psikolojik olarak da sizi güçlendirir, zinde tutar, zihninizi berrak kılar

  • vedat
    vedat
    4.10.2014

    sporun tek etkisi fiziksel güçlenme ve sağlık kazanma değildir; spor ile birlikte özgüveniniz artar, kendinizle daha barışık olursunuz ve yaşam kaliteniz artar

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz