İmhotep Mobilya
7.9.2014
4.67 / 3 oy

Sigortalının Prim Ödeme Yükümlülüğü

Sigorta sözleşmesi karşılıklı edimleri havi bir sözleşme olduğundan, sigortacının üstlenmiş bulunduğu sigorta himayesi sağlama borcunun karşılığı sigorta ettirenin prim ödeme borcudur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun TTK.m.1401 hükmü, sigorta sözleşmesini tanımlarken sigortacının sigorta himayesi sunma edimini "bir prim karşılığında" üstlenmiş olacağını öngörmektedir.

sözleşme

Sigorta ettirenin prim ödeme borcu Türk Ticaret Kanunu’nun 1430 ila 1434 hükümleri arasında primin ödenme zamanı, ödenme yeri, indirilmesi ve ödenmemesinin sonuçlarını kapsar şekilde düzenlenmektedir.

Prim; sigortalının riziko nedeniyle uğradığı zararların giderilmesi amacıyla sigortacının ödeyeceği sigorta tazminatının esasını teşkil eden ve sigorta tekniği prensiplerine göre belirlenerek, sigorta ettiren tarafından sigortacıya bir defada veya taksitle ödenen paradır. Prim, sigortacının rizikonun doğuracağı zararlara karşı şahıslara sigorta himayesi sağlama borcunun karşı edimini teşkil ettiğinden sigorta sözleşmesinin esaslı unsurlarındandır.

Prim, sigortacılıkta sigorta ücreti veya riziko bedeli olarak da adlandırılmaktadır. Prim mütüel sigorta şirketlerinde aidat adını almaktadır. Prim, safi prim ve sigorta yükü olmak üzere teknik olarak iki kısımdan oluşur. Safı prim rizikonun matematik ifadesi yani aktüer değeridir. Riziko gerçekleştiğinde sigortacının sigortalıya ödeyeceği tazminatın karşılığıdır. Prim yükü ise sigortacı tarafından yapılan bazı masrafların karşılanması amacıyla safi prime ek olarak sigorta ettirenden alınan bir paradır. Prim yükü sigortacı tarafından yapılan, acente ve prodüktörlere ödenen komisyonlar, eksperlere müstahdemlere ödenen ücretler, kira masrafları gibi giderler ile vergi, resim ve harç gibi sigorta masraflarını karşılamak için sigorta ettirenden alınan ve safı prime eklenen paradır.

Prim Borçlusu: Sigorta sözleşmelerinde kural olarak prim borçlusu sözleşmenin diğer tarafı sıfatıyla sigorta ettirendir. (TTK.m. 1430/1). Sigorta sözleşmesi, bir kimsenin nam ve hesabına (temsilen sigorta) dahi yapılmış olsa sigorta priminden müvekkil sorumludur. Ancak o kimsenin nam ve hesabına hareket ettiği kimseyi temsile yetkili değilse sigorta priminden dolayı yetkisiz temsilci bizzat sorumlu olur. (TTK.m.1406/1; BK.m.47).

Sigorta ettirenle sigortalının ayrı kişiler olduğu başkası lehine sigortada da prim borcunu ödeyecek olan sigorta ettirendir. (TTK.m.1454). Prim borcunu sigorta ettirenden başka bir kişinin ödemesi durumunda sigortacı bunu kabul etmek zorundadır. Bu hususta Türk Ticaret Kanunu’nda bir düzenleme bulunmamakla birlikte TTK.m.1451 uyarınca Türk Ticaret Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu uygulanacağından, sigortacının prim borcunun üçüncü şahıs tarafından ifasını kabul zorunluluğunun dayanağını BK.m.83 hükmü oluşturmaktadır. Bu durumda sigortacı, üçüncü şahıs tarafından yapılan ödemeyi kabul etmezse temerrüde düşer. Üçüncü şahıs tarafından primin ödenmesi halinde borç bizzat borçlu tarafından ifa edilmiş gibi sükut eder. Ancak üçüncü şahıs prim borcu için para değil de kambiyo senedi verirse sigortacı bu ifayı kabule mecbur değildir.

Prim Alacaklısı: Prim alacaklısı, sigorta himayesi sağlama borcunu üstüne alan sigorta şirketidir. Sigortacı riziko gerçekleştiğinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı karşılamak üzere bu prime ihtiyaç duyar. Sigortacı bu prim sayesinde ödeyeceği tazminat dışında yaptığı masrafları da karşılayabilir. Bu bağlamda prim, sigortacının sigorta sözleşmesi kapsamında haiz olduğu himaye sunma ediminin karşılığı aldığı bedeldir.

Sigorta ettiren primini sigorta şirketine veya tahsile yetkili temsilcisine ödeyebilir. Özel yetkisi bulunduğu takdirde sigorta aracılarının da prim tahsil etme yetkisi bulunmaktadır. Sigorta ettirenin ödediği prim karşılığında makbuz isteme hakkı da vardır.

Prim Ödeme Borcunun Kapsamı: Türk Ticaret Kanunu’nun 1430/1 hükmü uyarınca sigorta ettiren sözleşmeyle kararlaştırılmış olan primi ödemekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesi yapılırken prim miktarının gösterilmesi gerekir. Gösterilmediği takdirde sözleşmenin esaslı unsurlarından olduğundan, yokluğu sözleşmenin geçersiz sayılmasına neden olabilir. "Tarifeler" başlıklı Sigortacılık Kanunu’nun 12/1 hükmü uyarınca;

Sigorta tarifeleri sigortacılık esasına ve genel kabul görmüş aktüeryal tekniklere uygun olarak sigorta şirketleri tarafından serbestçe belirlenir. Sigortacılık Kanunu ve diğer kanunlarda öngörülen zorunlu sigortaların teminat tutarları ile tarife ve talimatları Bakan tarafından tespit olunur ve Resmi Gazete' de yayımlanır.

SK.m.12/1 hükmü ile tarifelerde kural olarak serbesti getirilmiştir ancak anılan hükümde öngörülen tarife serbestisi, tarifesizlik veya her sigorta şirketinin arzu ettiği prim fiyatlandırmasını uygulaması anlamına gelmemektedir. Sigorta şirketleri, özellik arzeden sigorta konulan dışında uygulayacakları tarifelerini tespit etmek ve müşterilerinin emrine hazır tutmak zorundadır. Tarifeler çeşitli sigorta türlerine ne oranlarda teminat verileceği ve sigorta primlerinin ne tutarda olacağını gösteren uygulaması zorunlu düzenlemelerdir. Hazine Müsteaşrlığı’nın bağlı olduğu Bakan, gerek görülen hallerde hayat, bir yıldan uzun süreli ferdi kaza, sağlık, hastalık ve ihtiyari deprem sigortaları tarifeleri ile prim, formül ve cetvellerinin uygulamaya konulabilmesini Müsteşarlığın onayına tabi kılabilir veya özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla gerekli görülen hallerde, tespit ve ilan ettiği aracılık komisyonlarını, tasdike tabi kıldığı veya tespit ettiği her türlü tarifeyi serbest bırakabilir.

Poliçe primi normal olarak hasarları, katastrofi için fon teşkilini, makul bir kârı ve sigortacının idari masraflarını karşılayacak şekilde tespit edilir. Bu hususlar göz önünde bulundurularak tespit edilen prim poliçenin satış fiyatıdır.

Primin hesaplanmasında, rizikonun gerçekleşmesine ihtimali, sigortayla güvence altına alınan menfaatin değeri, sigorta sözleşmesinin süresi ve tahsil edilen primlerin nemalandırılması gibi çeşitli faktörler söz konusudur. Sözleşme süresi içinde rizikonun sigortacı lehine hafiflemesi halinde, primin indirilmesi söz konusu olabilir.

TTK.m.1433 hükmü ile; "Primi etkileyen sebeplerde, rizikonun hafiflemesini gerektiren değişiklikler meydana gelmişse, prim indirilir ve gereğinde geri verilir. Sözleşmede öngörülen yüksek primin, sigorta ettirenin, rizikoyu ağırlaştıran sebeplere ilişkin olarak bildirdiği hususlardaki yanılmalardan kaynaklanması hâlinde birinci fıkra hükmü geçerlidir" düzenlemesi getirilmektedir.

Primin Ödeme Yeri: TTK.m.1432 hükmünde;

"Sigorta primi, sigorta ettirenin, sözleşmede gösterilen adresinde ödenir. Sözleşmede başka bir ödeme yeri gösterilmiş olmasına rağmen, sigorta primi fiilen sigorta ettirenin gösterdiği adreste ödenegelmekte ise, bu ödeme yerine ilişkin söz konusu şart yok sayılır" şeklinde düzenlenmektedir.

Anılan hüküm ile sigorta priminin sigorta ettirenin sözleşmede gösterilen adresinde ödenmesi öngörülmüş ve tarafların anlaşarak sigorta priminin sigortacının veya acentesinin ikametgahında ödeneceğine dair bir şartın poliçeye konması imkânını tanınmıştır. Ancak sözleşmede başka bir ödeme yeri gösterilmiş olmasına rağmen sigorta primi fiilen sigorta ettirenin gösterdiği adreste ödenegelmekte ise bu ödeme yerine ilişkin söz konusu şart yok sayılır.

Primin Ödenme Şekli. I IK.m.1430/2 uyarınca prim sadece para olarak ödenebilir, mal olarak ödenmesi mümkün değildir. Primin ödenmesi genel olarak para borçlarının ödeme şekline dair hükümlere tabidir. Prim borcunun peşin tahsili esastır. (TTK.m.1430/1). Ancak taraflar primin aylık veya yıllık olarak taksitle ödenmesini de kararlaştırılabilir. Böyle bir durumda taksitlerin tutar ve vadeleri poliçe ile birlikte yazılı olarak sigorta ettirene bildirilmeli veya bu şartlar poliçe üzerine yazılmalıdır. Taraflar arasında taksitle ödemeye dair bir hüküm yoksa genel kural yani toptan ödeme söz konusu olur (TTK.m.1430/1).

TTK.m.1452/2 hükmü uyarınca 1430/1 hükmü nisbi emredici nitelikte olup sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemez, değiştirilirse kanun hükümleri uygulanır. Sigorta primi para olarak ödenmekle birlikte, TTK.m.1430/2 hükmü uyarınca ilk taksidin nakden ödenmesi şartıyla sonraki primler için kambiyo senedi verilmesi mümkündür. TTK.m.1430/2 uyarınca ödeme için kambiyo senedi verilmesi halinde borç senet bedelinin tahsil edildiği tarihte ödenmiş sayılır, Anılan hüküm ile sonraki taksitler için kambiyo senedi düzenlenmiş olması halinde, ödemenin senedin tahsil edildiği anda yapılmış olacağı konusuna açıklık getirilmiştir.

Sigorta Priminin Ödenme Zamanı: Primin ödeme zamanı sigorta poliçesinin sigortalıya teslimi anıdır. O tarihten önce borç vardır ama muaccel değildi'- Poliçe sigortacı tarafından düzenlenip sigorta ettirene verilmedikçe sigorta ettirenin borcu muaccel olmayacağından temerrüde düşürülmesi söz konusu olmayacaktır.

Kara ve deniz taşıma sigortalarında prim borcu sözleşmenin kurulduğu anda muaccel olur. Bu tür sigortada poliçenin verilip verilmemesinin önemi yoktur. Primin taksitlendirilmiş olması hali TTK.m.1431/2 hükmünde düzenlenmektedir. TTK.m.1431/2 hükmü uyarınca izleyen taksitlerin ödeme zamanı, miktarı ve priminin vadesinde ödenmemesinin sonuçları, poliçe ile birlikte yazılı olarak sigorta ettirene bildirilir veya bu şartlar poliçe üzerine yazılır.

"Koruyucu Hükümler" başlıklı 1452. maddede, bu maddenin 1, 2 ve 4. fıkralarının, sigortalı/sigorta ettiren/ lehtar aleyhine değiştirilemeyeceği, değiştirilmesi halinde ise kanun hükmünün geçerli olacağı düzenlenmiştir.

Prim Borcunun Ödenmemesinin Sonuçları: Prim borcunun ödenmemesinin sonuçları "Temerrüt" başlıklı 1434. madde hükmünde düzenlenmektedir. "Koruyucu Hükümler" başlıklı 1452. maddede, TTK.m.1434 hükmünün, sigortalı/sigorta ettiren /lehtar aleyhine değiştirilemeyeceği, değiştirilmesi halinde ise kanun hükmünün geçerli olacağı düzenlenmiştir.

Sigortanın ilk Primin Ödenmemesi Durumunda

Sigorta Himayesi Bakımından: TTK.m.1421/1 hükmü uyarınca aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur. Anılan hüküm uyarınca sigortacının tazmin sorumluluğu ilk prim ödenmediği sürece başlamayacaktır. "Koruyucu Hükümler" başlıklı 1452. maddede, bu maddenin, sigortalı/sigorta ettiren /lehtar aleyhine değiştirilemeyeceği, değiştirilmesi halinde ise kanun hükmünün geçerli olacağı düzenlenmiştir. Taraflar karşılıklı olarak anlaşarak primin daha sonraki bir tarihte ödenmesini kararlaştırabilir, ancak bu durum sigorta himayesinin başlamasına engel (olmamaktadır.

Temerrüt Bakımından: Sigorta ettiren prim borcunu eğer toptan ödenecekse tamamını, taksitle ödenecekse ilk taksidini poliçe teslim edildiği anda ödemediği takdirde temerrüde düşer. Sigortacı da bu durumda kanun veya sözleşmeyle kendime tanınan haklarını kullanma fırsatı kazanmış olur. Sigortacı bazen prim ödenmediğinde kendi sorumluluğu başlamadığı için hiçbir şey yapmayarak hareketsiz kalabilir. Sigortacının ilk primi dava etmesi halinde henüz sigorta himayesi başlamamışsa kanun TTK.m.1430/3 hükmü ile sigorta ettirene de bir imkan tanımaktadır. Anılan hüküm uyarınca, sigorta ettiren, sigortacının sorumluluğu başlamadan önce, kararlaştırılmış primin yarısını ödeyerek sözleşmeden cayabilecektir.

TTK.m.1452/2 hükmü uyarınca 1430/3 hükmü nisbi emredici nitelikte olup sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemez, değiştirilirse kanun hükümleri uygulanır. İlk primin ödenmemesinin sonuçları TTK.m.1434 hükmünde şu şekilde düzenlenmektedir;

TTK.m.1434/1 uyarınca, TTK.m.1431 hükmüne uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren temerrüde düşer. TTK.m.1434/2 hükmü uyarınca, ilk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur. Anılan hüküm uyarınca sigortacının üç ay içinde dava açmayarak sessiz kalması halinde sözleşme ortadan kalkmaktadır. Bu konuda sigorta ettirene bildirim yapılması aranmamaktadır.

Sigortanın Sonraki Primlerinin Ödenmemesi Durumunda

Sigorta Himayesi Bakımından: Primin taksitlendirilmesi kararlaştırılmışsa ve herhangi bir taksit zamanında ödenmemişse, ilk primin ödenmesiyle başlamış olan sigorta himayesi devam etmektedir. Ancak sigortacı himayeye son vermek isterse sözleşmeyi feshedebilir. Fesih için verilen sürenin sonuna kadar sigorta himayesi devam eder.

Temerrüt Bakımından: TTK.m.1434/3 hükmü uyarınca, izleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Borçlar Kanunu’ndan doğan diğer hakları saklıdır.

TTK.m.1434/3 hükmü uyarınca sonraki primlerin ödenme zamanı 1431/2 uyarınca miktarı ile birlikte poliçe üzerine yazılacak veya poliçe ile birlikte yazılı olarak bildirilecektir. Poliçenin üzerine taksitlerin tarihleri, ödenecek prim miktarı ve prim taksidinin vadesinde ödenmemesinin sonuçları yazılacaktır. TTK.m.1434/1 uyarınca, TTK.m.1431 hükmüne uygun şekilde primi ödemeyen sigorta ettiren temerrüde düşecek olup bu durumda muacceliyet ve temerrüt aynı zamanda söz konusu olacaktır.

Sigortacının sigorta ettirene gönderdiği feshi ihbar on günlük süreye tabi olup, ihtarın noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla yapılması gerekmektedir. Bu ihtar sözleşmenin karşı tarafı olan sigorta ettirene, gerektiğinde sigortalıya ya da lehdara TTK.m.1416 hükmü uyarınca sigortacıya bildirilmiş olan son adreslerine yapılır.

Feshi ihbar için verilen on günlük sürenin sonuna kadar prim ödenmez ise sözleşme sona ermiş olacaktır. On günlük sürenin, fesih ihbarının sigorta ettirene ulaştığı tarihten itibaren başlaması ve geçen on günün bitiminde sona ermesi gerektiği düşünülmektedir. TTK.m. 1434/4 hükmü uyarınca bir sigorta dönemi içinde sigorta ettirene iki defa ihtar gönderilmişse sigortacı, sigorta döneminin sonunda hüküm doğurmak üzere sözleşmeyi feshedebilir. Can sigortalarında indirime ilişkin hükümler saklıdır.

Sigortalının Prim Ödeme Yükümlülüğü
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 1674 kez okundu

7.9.2014 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • acrylonitrile
    acrylonitrile
    9.6.2017

    Anlaşma şu sekilde prim odersen kardesim basina bir sey gelirse oderim zararini. Ama sen primlerini odemezsen ben de sana odeme yapmam.

  • çilegah
    çilegah
    9.11.2014

    sigortanın temel ihtiyacıcı karşılaması demektir, hele bi ödemesin

  • mbektas
    mbektas
    28.10.2014

    sigortalı da prim ödemeyecekse kim ödeyecek zaten

  • ipeknakliyat
    ipeknakliyat
    14.10.2014

    ilk prim taksidi ödenmeden sigorta şirketi hasarı karşılamaz diye biliyorum zaten ben

  • ismail coşan
    ismail coşan
    12.10.2014

    hep o reklamların altından geçen minnacık yazılar işte bunlar

  • sevvall
    sevvall
    23.9.2014

    Güven ve huzur içerisinde mülklerinizin başına gelebilecek maddi kayıpların sigortacıya transfer işlemi sonrasında sigortacının bu mesuliyetlerden yırtma çabalarının bir kısmıdır. Ek olarak insanımızın sigortayı suistimal etme çabalarının hammaddesini oluşturabilcek aşamaların bir kısmı da olabilir. Evet iki tarafı da sevmiyorum.

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz